Aksaray Gezilecek Yerler

Tarih : 14.05.2012 Pazartesi Saat : 13:58|Çıktı al

3 / 5 (1 Kişi)
Aksaray Gezilecek Yerler

Aksaray'a gittiğinizde nerede gezeceğinize kolayca karar vermeniz için gezilecek yerleri sizler için sıraladık.

Bu makale 4.604 kez okunmuştur

Müzeler ve Örenyerleri

Aksaray Müzesi


Aşıklı Höyük

Aksaray İli'nin 25 km. güneydoğusundaki Kızılkaya köyünde bir tarafı Melendiz Nehri'ne, diğer tarafı ise tarıma açık tarlalara bakan höyük tarıma elverişli, su kenarına yakın bir yere kurulmuştur. 1989 yılından beri arkeolojik kazılar yapılmaktadır. Aşıklı Höyük Anadolu'da Akeramik Neolitik Dönem'e (günümüzden on bin yıl önce) ait en eski "ilk köy yerleşimlerini" sergileyen önemli ören yerlerinden biridir.


Acemhöyük

Aksaray İli'nin 13 km. kuzeybatısındadır. Yeşilova Kasabası içinde yer alır. 700 x 600 m. ölçülerinde oval biçimli bir höyüktür. Aşağı şehir ile birlikte Anadolu'nun en büyük höyüklerindendir. Yapılan arkeolojik kazılardan elde edilen veriler höyüğün M.Ö. 3000 yıllarından itibaren iskân edildiğini, en parlak döneminin ise Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda yani M.Ö. 1800 yıllarında yaşandığını göstermektedir. Şehrin o zamanki ismi kesin olarak bilinmemekle beraber, yerli ve yabancı bilim adamları tarafından Puruşhanda olduğu sanılmaktadır. Koloni Çağı'nda höyük dışında Aşağı Şehir de yoğun bir yerleşime sahne olmuştur. Bu dönemde Anadolu'nun önemli krallıklarından birinin merkezidir. Bu dönem sonunda hem höyük hem de Aşağı Şehir terkedilmiştir. Ancak höyüğün bir bölümüne Erken Hellenistik ve Roma Dönemlerinde yeniden yerleşilmiştir. Höyüğün bütünüyle terkedilmesi ise M.S. 3. yüzyılın başlarına rastlamaktadır. 1517 yılında İran Azerbaycan'ındaki Hoy Kenti'nden gelen 3 oba, höyük eteklerine yerleşerek bugünkü Yeşilova'yı oluşturmuştur.

Kentin en parlak döneminin yaşandığı Koloni Çağına ait III. katta açığa çıkarılmış olan iki saray yapısı yalnız Acemhöyük için değil, Anadolu mimarlık tarihi açısından da önemlidir. Höyüğün güneyinde yer alan Sarıkaya sarayı; kuzeybatısındaki ise Hatipler sarayı olarak isimlendirilmiştir.


Antik Nora Şehri

Aksaray ili, merkez ilçe, Helvadere Kasabası sınırları içindedir. Hasan Dağı'nın (Argaios) eteğinde ve kral yolu üzerinde, Roma ve Bizans Döneminden kalma antik şehir kalıntıları yer almaktadır.


Manastır Vadisi

Aksaray'ın doğusunda 50 km. mesafede, tabii güzellikler beldesi Güzelyurt İlçesi sınırları içinde yer alan 4-5 km. uzunluğunda bir vadidir; döneminin özelliklerini en iyi yansıtan 28 adet kaya oyma kilisesi ve yeraltı şehirleri ile "Küçük Bir Ihlara " görünümündedir.

Vadi boyunca yer alan Sivişli Kilise, Büyük Kilise Camii, Papaz Evi, Kalburlu Kilise, Kömürlü Kilise gibi çok sayıda kilise ve yeraltı şehri önemli kültür ve tabiat varlıklarımızdandır.


Ihlara Vadisi

Aksaray İli, Ihlara Kasabası'nda ve Hasan Dağı'nın kuzeydoğusundadır. Eski adı "Peristremma" olan 14 km. uzunluğundaki Ihlara Vadisi'ni baştan başa kat edip, 100-200 m. derinlikte bir kanyon oluşturmuş olan Melendiz Çayı önce kuzeybatıya Selimiye Kasabası'na, daha sonra ise Yaprakhisar ve Belisırma köylerinin, Ziga kaplıcasının bulunduğu geniş vadiye ve Tuz Gölü'ne yönelmektedir.


Ihlara Vadisi bir yerleşim yeri olmaktan çok bir dini merkez olarak ön plana çıkmıştır.

Dönemin din anlayışını tasvirleriyle ve mimarisiyle canlandıran, freskli veya fresksiz tek ve çift nefli kapalı veya açık Yunan haç planlı ve de şapel biçimli kayaya oyulmuş çok sayıda kilise, vadinin dik yamaçlarında sağlı sollu yer alarak ortadan akan Melendiz Çayı'nın sularıyla bütünleşmektedir.

Vadi, doğal yapısı itibarıyla IX. yy. dan itibaren keşişler ve rahipler tarafından çok uygun bir inziva ve ibadet yeri olarak, savaş döneminde ise gizlenme, korunma yeri olarak kullanılmıştır.

Bugün görülebilir durumda 14 kilise mevcuttur. Bunlardan 10 kadarı canlılığını ve renk uyumunu korumaktadır ve halen gezilebilmektedir.

Vadide yer alan kiliselerde "Hz. İsa'nın Doğumu", "Müjde", "Ziyaret", "Mısır'a Kaçış", "Son Yemek" gibi konuların işlendiği freskler bulunmaktadır.


Musular

Höyük Aksaray'ın yerleşim tarihinin Aşıklı Höyük'ten sonraki en eski örneklerinden birini oluşturan Musular Höyük, Gülağaç ilçesi Kızılkaya köyünde, Melendiz Irmağı'nın batısında yer almaktadır.

Musular'a ilk kez günümüzden 8000 yıl önce yerleşildiği saptanmıştır. Şimdiye kadar iki ana dönem tespit edilmiştir. Bunlardan ilki prehistorik terminolojide "çanak çömleksiz neolitik" olarak adlandırılan akeramik dönemdir.

Sonraki yerleşme evresi "çanak çömlekli" evreye aittir. Bu dönemde yerleşenler önceki yapı kalıntılarını düzlemiş, bunun üzerine kalınca sarımsı renkte bir toprak tabakası sermiş ve bu düzlem üzerine kendi yapılarını inşa etmişlerdir.


Yer Altı Şehirleri : İldeki yer altı şehirleri genellikle Güzelyurt ve Gülağaç ilçelerinde yoğunluk kazanmakla birlikte, gerek merkez ilçe ve gerekse Ortaköy’de de yer altı şehrine rastlamak mümkündür. Güzelyurt ilçe merkezi ve Manastır Vadisi’nde 3 adet açık yer altı şehri vardır. Gülağaç ilçesinde Saratlı Yer Altı Şehri ziyarete açılarak, aydınlatılmıştır.

 

Camiler, Türbeler

Ulu Camii, Eğri Minare (Kızıl Minare), Tapduk Emre Türbesi (Tapduk Emre Köyü), Şeyh Hamid-i Veli (Somuncu Baba) Türbesi (Merkez), Kılıçarslan Türbesi (Merkez) : Şeyh Cemaleddin-i Aksarayi İtifakhanesi, Çilehanesi ve Mescidi Aksaray'ın en önemli cami ve türbeleridir.


Aksaray Cami, Türbe ve Kiliseleri

Ulu Cami (Karamanoğlu Cami-Merkez) : Yığma bir tepe üzerinde bulunan caminin kitabesinde, 1408-1409 yıllarında Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından Mimar Mehmet Firuz Bey’e yaptırıldığı yazılıdır.

Tipik bir Karamanoğlu eseri olan caminin en önemli özelliği; abanozdan yapılmış, Selçuklu devri ahşap işçiliğinin şaheser bir örneği olan minberidir.


Eğri Minare (Kızıl Minare-Merkez) : Selçuklu dönemine ait olup, 1221-1236 yılları arasında yapıldığı sanılmaktadır. Kırmızı tuğladan yapıldığı için Kızıl Minare olarak anılmaktadır.


Taptuk Emre Köyü ve Türbesi  (Taptuk Emre Köyü) : Aksaray ilinin kuzeyinde 20 kilometre mesafede bulunan köy, küçük Ekecik Dağı'nın eteğinde kurulmuş olup Taptuk Emre'ye ait olduğu söylenmektedir.

Dağ eteğinin en üst kısmında ise son yıllarda yeniden çevre düzenlemesi yapılan cami ve türbe bulunmaktadır. Taptuk Emre'ye ait olduğu söylenen mezar bozulmadan üst kısmına taş sanduka yapılmıştır.


Yunus Emre Türbesi (Reşadiye Köyü-Ortaköy) : Aksaray ilinin Ortaköy ilçe merkezine 20 km mesafede Reşadiye köyündedir. Türbenin bulunduğu tepe, halk tarafından ziyaret tepesi olarak bilinmektedir.


Kaya Cami (Güzelyurt) : Güzelyurt ilçe merkezindedir. XIV. yüzyıldan kalmış olduğu sanılmaktadır.


Selime Sultan Türbesi (Selime Köyü) : Selime köyünde bulunan türbe, gerek mimari, gerekse dekoratif yönden erken devir özelliklerini göstermektedir. Türbede taş ve tuğla işçiliği iç içedir. Mimari stili ve malzemeleri yönünden XIII. yüzyılın başlarına tarihlenmektedir.


Kilise Cami (Aziz Gregorius Kilisesi) (Güzelyurt) : Güzelyurt ilçe merkezindeki Hıristiyanlık dönemi eserlerinden olup, Ortodoks alemi için büyük önem taşımaktadır. M.S. 385 yılında kapalı haç planında inşa edilmiştir. Daha sonra çeşitli ilave ve tamiratlarla değişikliğe uğrayan kilisenin, çan kulesi minare haline getirilerek camiye çevrilmiştir.


Aziz Anargiros Kilisesi (Güzelyurt) : Güzelyurt ilçe merkezindedir. Kapalı haç planında olan kilise, kubbeleri ve kolonlorı dahil olmak üzere tümü kayaya oyularak yapılmıştır.

Kilise, son olarak 1884 yılında tamir görmüştür. Kubbesindeki 1887 tarihinden, fresklerinin onarımından üç yıl sonra yapıldığı anlaşılır. Günümüzde Vatikan'dan buraya gelip hacı olanlar vardır.

Aziz Anargiros'un yortu günü olan 1 Kasım günleri kilisede hastalar büyük bir tören düzenleyerek sabahlara kadar dua etmektedir.


Sivişli Kilise (Güzelyurt) : Kasaba içinde kayadan oyma bir kilisedir. Kubbede, ortada Hz. İsa ile Hz. Meryem'in, kenarlarda havarilerin portreleri yer almaktadır.


Selime Katedrali (Selime) : Kayalara oyulmuş yüksek bir yerde olan katedral içinde iki sıra halinde sütunlar mevcuttur. Bu sütunlar katedrali üç sahana ayırmıştır.


Kale Manastırı Kilisesi (Selime) : Kapadokya'daki dini kuruluşların en büyüklerindendir. Manastır VIII. ile XIV. yüzyıl veya X. yüzyıl, kilisedeki figürlü freskolar ise X. yüzyıl sonu ile XI. yüzyıl başları arasına tarihlenmektedir. İsa'nın göğe çıkışı, müjde, Meryem gibi tasvirleri vardır.


Yüksek Kilise (Merkez) : Kızlar manastırı olarak bilinen kilise, dik kayalar üstüne taş oymadır. İl merkezine yaklaşık 3 km mesafededir.


Kızıl Kilise (Sivrihisar) : Kırmızı kesme taştan yapıldığı için Kızıl Kilise adını almıştır. Kilise V.-VI. yüzyıla tarihlenmektedir.


Antik Nora Viranşehir (Helvandere Kasabası) : Aksaray'ın 30 km güneyinde Hasan Dağı'nın eteğinde kurulan kasaba, Roma ve Bizans döneminin önemli yerleşimlerindendir. Kasabada bugün bir çok kilise kalıntısı bulunmaktadır. Ayakta kalan yapılar Bizans devrine aittir. Bu kiliseler kısmen tahrip olmuşsa da çeşitli freskler halen göze çarpmaktadır.


Ağaçaltı Kilisesi (Daniel, Pantanossa-Ihlara) : Ihlara Vadisi içerisinde, vadiye giriş merdivenlerinin güney kısmındadır. Freskolarda, vahiy, ziyaret ve doğum, Mısır'a kaçış, Hz. İsa'nın vaftizi ve Hz. Meryem'in ölümü işlenmiştir. Kubbede ise, göğe çekiliş sahnesi yer alır.


Pürenli Seki Kilisesi (Ihlara) : Kayaya oyulmuş dört bölümden oluşmaktadır. Narteks zemininde mezarlar mevcuttur. Freskolar X. yüzyıl başı ile XII. yüzyıl arasına tarihlenmektedir. Peygamberlerin kehaneti, Meryem ve piskoposlar, müjde, ziyaret, çobanların tapınması gibi, İsa'nın çocukluğu ve İncil'den çeşitli sahneleri konu alan tasvirleri önemlidir.


Kokar Kilise (Ihlara) : IX. yüzyılın sonuna veya XI. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen freskolarındaki konular oldukça zengindir. Son yemek, çarmıha gerilme, Mesih'in defnedilişi, göğe çekilme, havarilerin görevleri gibi zaman zaman konu bütünlüğü gösteren tasvirleri ilginçtir. Kilisenin iki mezar odasındaki süslemeler, kırmızı boya ile yapılmış ilk örneklerdir.


Eğritas Kilisesi (Ihlara) : Çok büyük bir tapınak ve vadinin en eski yapılarından olduğu anlaşılan kilisenin Meryem'e ithaf edildiği, doğu duvarındaki bir kitabede belirtilmiştir. İki melek arasında oturan İsa, iki melek ve altı piskopos arasındaki Meryem, Hz. Yusuf'un rüyası, Mısır'a kaçış, vaftiz, Kudüs'e giriş gibi tasvirlerin yer aldığı fresklerin oldukça yıpranmış olmalarına karşın, boyalarının çok renkli ve canlı oluşu dikkat çekmektedir.


Sümbüllü Kilise (Ihlara) : Manastır mekanları iki kat halinde kaya kütlesine oyulmuştur. Mikail ile Cebrail arasında Meryem, İsa ve fırında üç İbrani genci ile azizlerin tasvirleri vardır.


Yılanlı Kilise (Ihlara) : Kuzeyindeki ve güneyindeki dar haç kolları, tavanı kabartma bir haçla bezeli merkez mekanı çevreler. Çarmıhta İsa, Kudüs'e giriş, Mısırlı Meryem'in gömülmesi, ziyaret gibi tasvirler vardır.


Saint Georges Kilisesi (Kırkdamaltı Kilisesi-Belisırma) : Bölgedeki en yüksek kilise olup, 1283-1295 yılları arasında yapıldığı sanılmaktadır. Kilisenin kitabesi kilisenin tüm çevresini dolanmaktadır. Kilisedeki fresklerde incilin hikaye ettiği tüm konular ile Selçuklu Sultanı II. Mesud'un resmi tasvir edilmiştir.


Bahattin Samanlığı Kilisesi (Belisırma) : Tek koridorlu bir kilisedir. Kuzey ve batı yan duvarlara oyulmuş birer hücre ile güney duvara oyulmuş üç hücre kubbesi de beşik çatı şeklindedir.


Direkli Kilise (Belisırma) : Kilisenin içindeki kapıdan keşişlerin türbelerine ve kilisedeki görevlilerin ikametgahlarına gidilmektedir. Kilise üstündeki sütunlarda ikişer sıra halinde resimler vardır. Azizlerin ve Havarilerin iki taraflarında kitabeler görülür. Bir manastır kilisesi olup XI. ve XIII. yüzyıl lara tarihlenmektedir.


Ala Kilise (Belisırma) : Köyün kuzeyinde ve vadinin doğu yamacında kayaya oyulmuş bir kilisedir. Hıristiyanlığın serbest bir hale gelmesinden sonra yapılmıştır. Cephesinin üst kısmında Havarilerin ve azizlerin resimleri yer almaktadır. Doğum, Anastasis, Kudüs'e Giriş, Mısır, Meryem'in Takdis Edilmesi gibi tasvirler yer almaktadır.


Karagedik Kilisesi (Belisırma) : Dik kayaya yaslanmış otlarla örtülü bir tepe üzerinde kurulmuştur. XI. yüzyıl Bizans üslubunda yapılmış büyük bir kilise olup, Çanlı Kiliseyi andırmaktadır.

 

Kiliseler

Ağaçaltı Kilisesi (Daniel Pantonassa) (Ihlara Kasabası) : Ihlara Vadisi içerisinde vadiye giriş merdivenlerinin güney kısmındadır. Serbest haç planlıdır. Merkez mekanı yüksek kasnaklı bir kubbeyle, haç kolları beşik tonozla örtülüdür. Preikonaklast teknikle yapılan ve IX-XI yy. arasına tarihlenen freskolarda, Müjde, vahiy ziyaret, doğum,Daniel Aslanlar Çukurunda,Koimesis, Mısır’a Göç , Hz.İsa’nın vaftiz ve Hz. Meryem’in ölümü sahneleri işlenmiştir. Kubbede ise İsa’nın göğe çıkışı sahnesi yer alır.


Ala Kilise: (Belisıma Köyü) Köyün kuzeyinde ve vadinin doğu yamacında kayaya oyulmuş bir kilisedir. Hristiyanlığın serbest bir hale gelmesinden sonra yapılmıştır. Cephesinin üst kısmında Havarilerin ve azizlerin resimleri yer almaktadır.

Kiliseyi üç kubbe örter. Duvarları ve örtü sistemini kaplayan freskolar kısmen harap olmuştur. Doğum, anastasis, Kudüs’e giriş, Mısırlı Meryem’in takdis edilmesi gibi tasvirler yer almaktadır.


Bahattin Samanlığı Kilisesi : (Belisırma Köyü) Kiliseye, burayı samanlık olarak kullanan kişinin adı, yöre halkı tarafından verilmiştir. Irmağın batı yakasında, Belisırma Köyü karşısındaki kayalıklardadır. Kilise tek nefli, uzunlamasına dikdörtgen planlıdır. Freskleri 10. 11. Yüzyıllar arasına tarihlenmektedir.

Sahneler: Müjde, Ziyaret, Su Deneyi, Doğum, Üç Müneccimin Tapınması, Yusuf’un Rüyası, Mabede Takdim, Son Akşam Yemeği, İhanet, İsa Çarmıhta, Anastasis.


Direkli Kilise:  (Belisırma Köyü) Bahattin Samanlığı Kilisesi’nin, 50 metre kuzeyinde yer almaktadır. Belisırma Köyü’nün karşısındaki kayalara oyulmuştur. Merkezi kubbe ve üç mihraptan oluşan kilise, haç şeklinde olup, 6 direk üstüne oturmaktadır. Kilisenin içindeki kapıdan keşişlerin türbelerine ve kilisedeki görevlilerin ikametgahlarına gidilmektedir. Kilise üstündeki sütunlarda ikişer sıra halinde resimler vardır. Azizlerin ve Havarilerin iki taraflarında Yunanca kitabeler görülür. Bir manastır kilisesi olup,XI. ve XIII. yy. arasına tarihlenmektedir.


Eğritaş Kilisesi : (Ihlara Kasabası) Tek nefli ve uzunlamasına dikdörtgen planlıdır. beşik tonozlu yapının batısında, mezar odalarına bağlanan ayrı bir mekan bulunmaktadır. Geniş İsa siklusu, IX.yy.’ın sonuna veya XI. yy. a tarihlenmektedir. Çok büyük bir tapınak ve vadinin en eski yapılarından olduğu anlaşılan kilisenin Meryem’e ithaf edildiği doğu duvarındaki bir kitabede belirtilmiştir. İki melek arasına tahta oturan İsa,Müjde,Ziyaret, Su denemesi, Doğum, Hz.Yusuf’un rüyası, Mısır’a kaçış,vaftiz,Kudüs’e giriş... gibi tasvirin yer aldığı fresklerin oldukça yıpranmış olmalarına karşın, boyalarının çok renkli ve canlı oluşu dikkat çekmektedir.


Karagedik Kilisesi: (Belisırma Köyü) Dik kayaya yaslanmış otlarla örtülü bir tepe üzerinde kurulmuştur. Belisırma Rumları buna (Saint Ermolaos) adını veriyorlardı. 11.asır Bizans üslubunda büyük bir kilisedir.Üzerine düşen kaya parçalarından çok zarar görmüştür. Çevresi daire teşkil edecek şekilde tertip edilmiştir.Yapılaşma aynen Çanlı Kiliseyi andırmaktadır. Kubbeyi tutan kemerler pantatife dayanmaktadır. Bunlar İstanbul tesirinin özellikleridir. Yapı duvarlarında az da olsa freskli resimler vardır. Burada Saint George’nin şehit edilmesinden bazı resimlerin izleri kalmıştır. Bilhassa “George kralın huzurunda ve işkence çarhı” güneydoğudaki yani hücrelerin kuzey duvarlarında görülebilir. Bu hücrenin doğu kanadını birleştiren geçidin kemeri azizlerin resimleri ile süslenmiştir. Bu resimlerin üslubu Bizans özelliğini gösterir. Sanat seviyesi ortadadır. Kumaş resimleri acemice çizilmiştir.


Pürenliseki Kilisesi: (Ihlara Kasabası) Ağaçaltı Kilisesi ile aynı istikamettedir. Ihlara’ya doğru yaklaşık 300m. mesafededir. Irmak seviyesinden 30m. kadar yukarıdadır. Çevresinde yetişen püren isimli ot nedeniyle yöre halkı tarafından bu ad verilmiştir.

Kayaya oyulmuş dört bölümden oluşmaktadır. Narteks zemininde mezarlar mevcuttur. Freskolar X. yy. başı ile XII. yy. arasına tarihlenmektedir. Peygamberlerin kehaneti, Meryem ve psikoposlar,müjde,ziyaret,çobanların tapınması gibi,İsa’nın çocukluğu ve İncil’den çeşitli sahneleri konu alan tasvirleri önemlidir.


Saint Georges Kilisesi: (Kırkdamaltı Kilisesi)(Belisırma) Bölgedeki en yüksek kilise olup, Belisırma’da yer alan bu kilise, Amirarzes Basileios ve eşi Tamara tarfından yaptırılmıştır. 1283-1295 yılları arasında dekore edilmiştir. Bir apsisli bazilikal planlı bir kilisedir. Yunanca bir kitabe kilisenin tüm çevresini dolanmaktadır. Kilisedeki fresklerde incilin hikaye ettiği tüm konular ile Selçuklu Sultanı II. Mesud’un resmi tasvir edilmiştir. Giriş bölümünü oluşturan mekan kayanın bir bölümünün kopması sonucu tahrip olmuştur.

Sahneler: Deisis, Adak, St. Georges’a Dua, Meryem’in Ölümü, İsa’nın Göğe Çıkışı, Metamorfosis (Suretin Değişmesi).


Selime Katedrali (Selime Kasabası) Kayalara oyulmuş yüksek bir yerde olan Katedral içinde iki sıra halinde sütunlar mevcuttur. Bu sütunlar Katedrali üç sahana ayırmıştır.

Üç nefli bazilikal planlı kilisesi, bölgedeki bu plan tipinin tek temsilcisidir. Manastır, 8. İle 9. yüzyıl veya 10. yüzyıla, kilisedeki figürlü freskler, 10. yüzyıl sonu ile 11. yüzyıl başlarına tarihlenmektedir.

Sahneler: İsa’nın Göğe Çıkışı, Müjde, doğum, Üç Müneccimin Tapınması, Çocukların Öldürülmesi, Mısır’a Kaçış, Elizabet’in Takip Edilmesi, Vaftiz, Meryem’in İlk Yedi Adımı, Meryem’in Mabede Takdimi, Koimesis, Piskopos tasvirleri yer almaktadır.


Sümbüllü Kilise: (Ihlara Kasabası) Vadinin sol tarafında yer alan yapıya adını, çevresinde yetişen sümbül çiçeklerinden dolayı yöre halkı vermiştir. Irmak seviyesinden 20m yukarıda ve Manastır mekanları iki kat halinde kaya kütlesine oyulmuştur. Altta kilise vardır. Freskler X. yy. başı ile XI. yy. veya XII. yy. ın başına tarihlenmektedir. Sahneleri: Apsis kubbesinde, Mikael ve Cebrail arasında Meryem, Müjde, Koimesis (Meryem’in Ölümü), İsa’nın Mabede Takdimi, kubbede Pantokrator (Dünyanın Hakimi) İsa, Fırında Üç İbrani Genci ve Azizler.


Yılanlı Kilise: (Ihlara Kasabası) Kol uzunlukları geniş serbest haç biçimindedir. Kilisenin güneyinde yer alan dehlizden beşik tonozlu nartekse geçilir. Kuzeyindeki ve güneyindeki dar haç kolları,tavanı kabartma bir haçla bezeli merkez mekanı çevreler. Freskolar IX. yy.’ ın birinci yarısı ile XII. yy. arasına tarihlenmektedir. Çarmıhta İsa, Kudüs’e giriş, Mısırlı Meryem’in gömülmesi, ziyaret gibi tasvirler vardır.


Kokar Kilise: (Ihlara Kasabası) Haç planlı ve tek katlıdır. IX. yy. ın sonuna ve XI. yy. ın ikinci yarısına tarihlenen freskolarındaki konular oldukça zengindir. Son yemek,çarmıha gerilme,Mesihin defnedilişi ,göğe çekilme,havarilerin görevleri.... gibi zaman zaman konu bütünlüğü gösteren tasvirleri ilginçtir. Kilisenin iki mezar odasındaki süslemeler kırmızı boya ile yapılmış ilk örneklerdir.

Kale Manastırı Kilisesi:  (Selime Kasabası) Kapadokya’daki dini kuruluşların en büyüklerindendir. Manastır VIII.yy. ile XI. yy, kilisedeki figürlü freskolar ise X. yy. sonu ile XI. yy. başları arasına tarihlenmektedir. İsa’nın göğe çıkışı, Müjde, Meryem gibi tasvirler vardır.

 

Köprüler

Aksaray’ın idari sınırları içinde Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular devirlerine kadar bir çok köprünün bulunduğunu kalıntılardan anlamaktayız. Bu köprüler eskiden yollar terk edildikten sonra, yakın köylerin taş ocağı haline gelmiş, taşları köylüler tarafından sökülerek çeşitli yerlerde kullanılmıştır. Aksaray içinden geçen uluırmak üzerinde başlıca dört köprü bulunmaktadır.


1-Kalanlar Köprüsü: Dört gözlü köprünün Selçuklu eseri olduğu tahmin ediliyor. 36 m. uzunluğundadır. Suyun geliş tarafındaki güzün ortak ayaklarına konan payandalar suların getirdiği ağaç dallarının ve otların takılarak gözleri kapatmamaları için yapılmıştır. Sultan II. Abdülhamid’in Seraskeri Hacı Ali Paşa köprüyü onartmış ve ayaklarını takviye etmiştir. Bu köprü ile beraber Başköprü ve Debbağlar köprüsünü de takviye ettirmiştir.


2-Başköprü : Bu köprü Uluırmak üzerindeki ikinci köprüdür.iki küçük bir büyük gözlüdür. Kitabesi yoktur. Önceleri Hasan Rıza Camii, adını taşırken Perek Zade İbrahim Efendi tarafından yenilenen ve kendi adıyla anılan camiin önünden karşıya kurulmuştur. Evliya Çelebi Seyahatnamede Sultan Alaaddin zamanında yapıldığını kaydetmektedir. Yapım tekniği incelendiğinde bu eser Selçuklular dönemine aittir.


3-Nakkaş Köprüsü : Nakkaş ve Meydan mahallelerini Dere mahallesine bağlar. İki küçük bir büyük gözü vardır. Kitabesi mevcut olmayıp, Selçuklu dönemine ait olduğu bilinmektedir.


4-Debbağlar Köprüsü: Selçuklu dönemi eseridir. Kitabesi yoktur. Debbağlar mahallesinde olduğundan bu adla anılmaktadır. Azmi Milli un fabrikası yanındadır. Üç gözlüdür. Hacı Ali Paşa tarafından payandalarla takviye ettirilmiş ve yapılan tamire ilişkin tamir kitabesi vardır.


5- Karasu Köprüsü : E -90 karayolunun Konya makası girişinde Saray tuz fabrikası yanındadır. İki gözlüdür. Kesme taştan yapılmıştır. Kitabesi yoktur. Mimari özellikleri bu köprünün bir Osmanlı eseri olduğunu göstermektedir.


6-Yaprakhisar Köprüsü : Ihlara Vadisi girişinde Yaprakhisar köyündedir. Üç gözlü ve kemerli olarak kesme taştan yapılmıştır. Melendiz Çayı üzerine kurulu köprünün kitabesi yoktur. halen köylüler ve turistlerce kullanılmaktadır.


Medrese

Zinciriye Medresesi: Aksaray İli, Merkez İlçe, Zincirli Mahallesinde “Zinciriye Medresesi” olarak bilinen Karamanoğullarından Yahşi Bey tarafından 14.yy. da yaptırılan bina içerisindedir. Mülkiyeti, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne aittir. Müze Müdürlüğüne kira karşılığı tahsis edilmiştir.

Zinciriye Medresesi plan itibarıyla, kesme taş ve tuğla kullanılarak inşa edilmiş, dört eyvanlı, revaklı, üzeri tonoz ve kubbe ile örtülü 8 bölmeli, üstü açık avluludur. Giriş doğudaki Taç Kapıdan sağlanmaktadır. Bu kapı stalaktit ve mihrapçıklarla süslü, basık kemerlidir. Eyvanlar tonoz örtülü olup bitkisel ve geometrik motiflerle bezemelidir. Üstü açık avlunun etrafında revaklardan sonra tonoz örtülü, değişik büyüklükte 6 oda, batıdaki ana eyvanın Kuzey ve güneyinde ise üzeri kubbe ile kapatılmış 2 büyük oda mevcuttur.

20.yy başlarına kadar Medrese olarak işlevini sürdürmüş, 1940 yılından itibaren bir süre cezaevi olarak kullanılmıştır.

1969 yılından itibaren Müze olarak faaliyet gösteren Medrese, 1975 ve 1992- 93 yıllarında küçük çapta yapılan onarımlardan sonra 1997 yılında yeniden restorasyon geçirmiştir.

Medrese açık avlulu olup kesme taş ve tuğladan yapılmıştır. Dört eyvanlı, sekiz odalı plan şemasına sahiptir. Odalardan ikisi kubbe diğerleri beşik tonoz örtülüdür. Ana kapı doğu eyvanındadır. İki yanında mihrapçıklar yer almaktadır. Üzeri üçgen biçimli ve stalaktitlerle süslüdür.17.38x13.30 metre ölçülerinde olan avlunun üç tarafı revaklıdır. Revak 10 örme ayak üzerinde birbirine bağlanan 8kemerden meydana gelmiştir. Üzeri tuğla ile örülmüş beşik tonoz örtülüdür. Köşelere gelen kısımlarında küçük tuğla kubbeler yer almaktadır. Ana kapının karşısında yer alan batı eyvanı diğer eyvanlardan daha büyük ve zeminden 75 cm daha yüksektedir. Üzeri sivri beşik tonozla örtülmüştür. Eyvanda büyük bir kapı mevcuttur. Batı eyvanının güneyinde yer alan büyük oda kare planlı ve kubbe ile örtülüdür. Orijinali yıkılmış olan kubbe yeniden yapılmıştır. Tuğla ile örülmüş üzeri taş kaplanmıştır. Odanın kuzeyinde bulunan oda, kuzey duvarının 2.60 metre içeri çekilmesiyle daraltılmış ve üzeri elips kubbe ile örtülmüştür. Orijinal olan kubbe tuğla ile örülmüştür. Diğer odalar dikdörtgen planlı olup, üzerleri taş beşik tonoz ile örtülüdür. Giriş eyvanının yanlarında bulunan odalarda birer pencere mevcuttur.



  • Aksaray Yer Altı ŞehirleriAksaray Yer Altı Şehirleri
    Aksaray İli, Güzelyurt İlçesi Manastır Vadisi girişinde yer alan Yeraltı şehri Bizans dönemi yapılarındandır. Giriş kısmında hayvan barınağı bulunur, yaklaşık 5x10= 50 m2 alanındadır.
  • Aksaray Ulu CamiiAksaray Ulu Camii
    Ulu cami, Karamanoğlu II. Mehmet Bey zamanında (1408–1409) başlamıştır. Oğlu II. İbrahim Bey zamanında (1424–1463) tamamlanmıştır.
  • Aksaray Manastır VadisiAksaray Manastır Vadisi
    Kilise ve yer altı şehirleriyle bölgeye gelen yabancı turistlerin yeni gözdesi olduğu bildirildi.
  • Aksaray Ihlara VadisiAksaray Ihlara Vadisi
    Aksaray’a 40 km uzaklıktadır. Vadiye, Aksaray-Nevşehir karayolunun 11.km’sinden sapılarak gidilir.
  • Aksaray Aşıklı HöyükAksaray Aşıklı Höyük
    Aşıklı Höyük, Anadolu'da Kapadokya bölgesinde bulunan bir höyüktür. Niğde'de, Aksaray ilçe merkezinin 25 km doğusunda, Melendiz Çayı yakınındadır.
  • Aksaray Antik Nora ŞehriAksaray Antik Nora Şehri
    Aksaray'ın 30 km. güneyinde Hasandağı'nın eteğinde kurulan Nora Kasabası, Helenistik devirden itibaren iskan görmüş, stratejik mevkide önemli bir askeri merkezdir.
Etiketler :

aksaray

Kullanıcı yorumları

Henüz yorum yapılmamış.


Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.
Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.
İlgili Foto Galeriler
İlgili Video Galeriler

Bu Makaleler de İlginizi Çekebilir

Aksaray ana sayfa
yatırımlık arsa

Foto Galeri

Özel Turizm Dosyaları

Röportajlar

Video Galeri

Popüler Etiketler