Dini Turizm Seyahatleri Organize Eden Seyahat İşletmeleri

Tarih : 07.07.2012 Cumartesi Saat : 11:00|Çıktı al

4.5 / 5 (2 Kişi)
Dini Turizm Seyahatleri Organize Eden Seyahat İşletmeleri

Turizm dünya genelinde 1995 yılından bu yana her yıl % 4 oranında büyüme göstermektedir. Dünyada varlığını devam ettiren ekonomik kriz ve siyasi dalgalanmalara rağmen turizm büyüme gösteren ender sektörlerden biridir. Turizmin Türkiye’de büyümesi ise oldukça hızlıdır. Türkiye büyüyen ve dinamik bir ülkedir.

Bu makale 1.814 kez okunmuştur

Turizm Bakanlığı verilerine göre; 2002 yılında 13,2 milyon olan ziyaretçi sayısı % 137,3 oranında artarak 2011 yılına geldiğimizde bu rakam 31.456’ ya yükselmiştir, ortalama gelir ise 2002 yılında 11,9 milyar iken, 2011 yılında % 93,27 oranında yükselerek 23 milyara yükselmiştir. Uzmanlara göre ise 2015 yılında 44 milyon turistin gelmesini beklenmektedir. Türkiye’nin geleceğinden oldukça umutlu olan Turizmin Liderlerine bu konuda büyük görevler düşmektedir.

Turizmin en önemli gelir getiren faaliyet alanlarından biri olan seyahat acentaları ulaştırma, konaklama, yeme-içme vb. alanlarda faaliyet gösteren işletmelerle belirli anlaşmalar çerçevesinde faaliyetlerini sürdürmektedirler. Bu durum beraberinde Acentaların esnek ve profesyonel bir örgüt yapısına sahip olmaları gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Bu bağlamda, değişen çevresel koşullara ve müşteri taleplerine uyum sağlayabilmek, esnek kararlar alabilen, etkin ve verimli bir yönetim ve bu şekilde çalışan yönetici kadrosu sayesinde mümkün olabilmektedir. Seyahat acentaları için iyi eğitim almış, etkin kararlar alabilen, başarılı ve kendini geliştirmeye açık orta ve üst düzey yöneticilerin varlığı, işletme başarısı ve sürekliliği açısından gereklilik göstermektedir. Ayrıca ileriyi görebilen, sorun çözebilen, karar verebilen, izlenecek politikaları belirleyebilen, uygulayıcı, örgütün varlığını sürdürebilen, kaynakları kullanabilen bir yönetici kadrosunun varlığı, seyahat acentelerinin başarıya ulaşmasında büyük önem taşımaktadır.

Çalışmanın amacı Ege Bölgesinde hac ve umre organizasyonu konusunda faaliyet gösteren seyahat acentaları yöneticilerinin profillerini tespit etmektir. Bu amaçla hazırlanmış çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci kısımda konuya ilişkin kavramlar teorik olarak açıklanmış, ikinci bölümde ise acenta yöneticilerine ait demografik veriler, iş yaşamına ve çalıştıkları işletmelerine ait veriler incelenmiş, elde edilen bulgular yorumlanmaya çalışılmıştır.

2.Yönetim ve Yönetici Kavramları

Yönetim kavramının içinde, başta insanlar olmak üzere üretim faktörlerinin amaçlar doğrultusunda etkin ve verimli kullanımı söz konusudur. Yönetim sürecinin ortaya çıkması için yönetici mevkiinde bulunan ve üretim etmenleri konusunda karar veren kişinin emrinde mutlaka bir insanın bulunması gereklidir (Eren,2005:6). Yönetim insan ve diğer kaynakları mümkün olan en iyi şekilde birleştirerek, örgütsel amaçlara etkin ve verimli ulaşma sürecidir. Diğer bir ifade ile yönetim; iş gücü, sermaye, teknik donanım vb. gibi örgütsel kaynakların, örgütsel amaçları gerçekleştirmek üzere etkin bir şekilde koordine edilmesidir.

Yönetim biliminin gelişimine tarihsel açıdan bakıldığında;

a. Yapıya ağırlık veren geleneksel yaklaşımlar (1887-1927),

b. İnsana ağırlık veren davranışçı yaklaşımlar (1909-1945),

c. Örgütü bir sistem olarak ele alan sistem yaklaşımları (1946’dan günümüze kadar) görülür.

Yönetim kavramının tanımını yaparken kullandığımız diğer bir yaklaşım da bu sürece yönetim fonksiyonları açısından bakmak şeklinde olacaktır. Bu açıdan bir tanım vermek gerekirse, yönetim, “planlama, örgütleme, liderlik ve kontrol fonksiyonları yardımıyla eldeki kaynakları etkin ve verimli bir biçimde kullanarak belirlenmiş.

Amaçlarına ulaşma sürecidir” diye tanımlanabilir. Bu tanımda önemli olan, yönetim sürecinin, amaçlara ulaşmak için etkin ve verimli bir kaynak kullanım süreci olduğu, en çok bu kaynak kullanımının planlama, örgütleme, liderlik ve kontrol fonksiyonlarını yerine getirerek gerçekleştirilmesi gerektiğidir.

İşletme yönetiminde amaçların elde edilebilmesi için işletme kaynaklarının etkili ve verimli bir şekilde insanlar aracılığıyla kullanıldığı bilinmektedir. Arzulanan sonuçlara varabilmek için yönetimi gerçekleştirecek kişi veya gruplar, ellerindeki kaynakları ne zaman, nasıl, ne şekilde ve niçin kullanacaklardır? Burada cevap şudur: Önce amaçlar ve bu amaçlara ulaştıracak yollar ve araçlar analiz edilecek (planlama), sonra kaynaklar bir yapı ve düzen içinde gruplanacak ve düzenlenecek (organize etme), daha sonra insanlar kurulmuş düzen içinde harekete geçirilecek (yürütme) ve son olarak da işlerin, yöntemine, düzenine ve amaçlara uygun bir şekilde yapılıp yapılmadığı denetlenecektir (kontrol etme). İşte bu dört işlevi yönetimin işlevleri (fonksiyonları) olarak adlandırıyoruz. Her yönetim sürecinde bu dört unsurun az veya çok mutlaka olması gereklidir.

Yönetim sürecinin özellikleri kısaca şöyle sıralanabilir:

a. Yönetim, amaçları gerçekleştirmeye yöneliktir.

b. Yönetim, beşerî ve maddi kaynakları serbestçe kullanabilme yetkisini gerekli kılar.

c. Yönetim, sosyal ve grupsal bir süreçtir.

ç. Yönetim, beşerî ve maddi kaynaklar arasında optimum bir uyumu gerektirir.

d. Yönetim, yönetici olan kimsenin bir otorite kurmasını zorunlu kılar.

21. yüzyılın başlarından itibaren başlayan dünyadaki baş döndürücü değişme ve gelişmeler sadece tek bir alanda kalmayıp tüm sistemleri etkilemeye devam etmektedir. Bilgi çağı ya da bilgi toplumu aşamasına geçiş sürecinde önem kazanan teknolojik gelişmeler organizasyonların yapısını, yönetim anlayışlarını, kullanılan teknolojileri etkilemiştir. Hızlı değişimlerin sonucu olarak bilginin kaynak olarak ön plana çıkması ile ve bu kaynağı işleme ve yönetmede kullanılan teknolojideki gelişmeler neticesinde ‘sanayi ötesi toplum’ ya da ‘bilgi toplumu’ aşamasına gelinmiş, yönetimde insan olgusu önem kazanmaya başlamıştır.

Bu dönemde bilginin rekabet ortamında stratejik bir unsur olduğunun kabul edilmesi, insana ve insanın sahip olduğu niteliklere bakış açısını değiştirmiş, yeterince motive edilmiş ve yetenekleri ortaya çıkartılmış insanın, her alandaki başarılarda en önemli etkenlerden birisi olduğu kabul görmüştür .Bilgi toplumuna geçiş sürecinin meydana getirdiği yoğun değişmeler insanları olduğu kadar insanın işe ve çalışma hayatına bakış açısını değiştirmiştir. Bilgi toplumu süreci, bilgiye sahip olabilme yeteneği bakımından insan faktörünün ön plana çıkmasına neden olmuş ve entelektüel sermaye örgütlerde en önemli üretim faktörü olarak iş görmeye başlamıştır. Klasik insan ilişkileri teorisyenleri, yöneticilerin tutumlarının ve bu tutumlarının sonucunda oluşan süreçlerin, örgüt ikliminin temel belirleyicileri olduklarını, dolayısıyla çalışanların davranışlarını etkileyen sosyal ve güdüsel süreçler için temel oluşturduklarını öne sürmüşlerdir.

Bingöl (1997)’e göre Yönetim faaliyetini gerçekleştirmede kullanılacak kaynak ve olanaklara erişmek için yönetimin içinde bulunduğu koşullara uygun hedefler belirlenmelidir. Bu hedefleri de yöneticiler belirleyecektir ve yöneticilerin başarılı olabilmesi için liderlik nitelikleri taşımaları gerekmektedir. Çünkü lider basiret sahibi bir yöneticidir, ileriyi görendir. Uygun kararlar alma titizliğine sahiptir. Ne hayalperesttir ne de karamsar, tutarlıdır. Hedefleri belirlerken içinde bulunulan durumla, eldeki kullanım potansiyeli arasında en doğru ilişkiyi kurar. Böylece planlama işlevi başarıyla sonuçlanmış olacaktır.

Her toplumun ve her yönetimin örgütün ortak hedeflere dayalı olarak yönetilmeye gereksinimi vardır. Yönetim örgütlerinde bir kişi ya da bir ekip, örgütün yönetimiyle ilgili vizyon ve misyon oluşturur. Bu yönetici ya da yöneticiler örgüt adına amaç, politika ve ilke belirleyerek; yönetsel kararlar alır ve örgüt içinde birimler ve çalışanlar arasında uyum ve işbirliğini temin etmeye çalışırlar. Böylece örgütsel bir düzen kurulur. Bu nedenle yönetim örgütlerinde örgütün, amaç, politika ve ilkelerine uygun davranışlara sahip yönetici ve liderlere ihtiyaç duyulur.

Yönetim belirli amaçlara ulaşmak için gerekli araçları sağlayan süreçtir. Bu tanım; örgüt yapısının kuruluş, var oluş nedeni olan amaçları ve her türlü eylemleri içeren süreçleri vurgulamıştır (Genç, 1997:41). Yönetim koordinasyon ve bilim sanatıdır. Bu görüşe göre değişik ve birbirine aykırı sosyal enerjileri, bir sosyal organize içinde ve bir bütün olarak çalışacak biçimde koordine etme kapasitesidir.

Aslında yönetimin görevinin bilimsel ve töresel değerler yönünden, örgütü amaçlar doğrultusunda yaşatmak ve örgütün gelişmesini sağlamak olduğu için yönetimi tanımı da bu çerçeveye oturtulmalıdır. Buna göre yönetim, bir örgütün amaçlarını gerçekleştirmek için madde ve insan kaynaklarını sistemli ve etkili kullanma sürecidir. Tarihsel sürece bağlı olarak yönetimin çok çeşitli tanımları yapılmıştır. Fakat her tanım özgü bir olguyu dile getirir. Yöneticinin örgütteki insan ve madde kaynaklarını etkin bir şekilde kullanması, yönetim kavram ve süreçlerini iyi bilmesi ve kullanmasına bağlıdır.

Yönetici, genel olarak isletmenin veya bir bölümün belirlenmiş amaçlar etrafında yönlendirilmesi, faaliyet sonuçlarının değerlendirilmesi görevini yürüten kişi olarak bilinmektedir. Yöneticiler, bir isletmede kârı ve riski başkasına ait olmak üzere, belirli bir mal ve hizmeti ortaya koymak için gerekli girdileri sağlayan ve bunları belli bir ihtiyacı karşılama amacına yönelik planlayan, örgütleyen, koordine eden, yönelten ve denetleyen kişiler olarak tanımlanmaktadır.Yönetim kavramı içinde, basta insanlar olmak üzere üretim faktörlerinin amaçlar doğrultusunda etkin ve verimli olarak yönlendirilmesi söz konusudur. Bu nedenle yönetici, emrine verilmiş bir grup insanı da belli bir takım amaçlara ulaştırmak için ahenk ve işbirliği içinde yönelten kişi olmalıdır. Dolayısıyla bu kişiler, başkalarının bilgi ve güçlerini kullanarak, belli amaçların gerçekleşmesini sağlamaktadır.

İsletmelerde zaman zaman profesyonel yönetici olarak adlandırılan kişiler, yönetim isini kendilerine meslek edinerek isletmenin sahibi haline gelmeden müteşebbisin yaptığı her isi yapmakta ve karşılığında maaş almaktadır. Ekonomik ve teknolojik gelişmeler, sosyal, siyasal ve hukuki çevre şartlarındaki değişmeler ve bunlara bağlı olarak isletme faaliyetleri ile örgüt yapılarında meydana gelen değişmeler, isletme adı verilen ekonomik birimlerin başarılı bir şekilde amaçlarına ulaşacak tarzda eğitilmiş kişilere ihtiyacı artmış ve bunun sonucu olarak da yönetim isi meslekleşerek profesyonel yöneticiler ortaya çıkmıştır.Yönetici kısaca ‘karar veren kişi’ olarak tanımlanabilir.

Diğer bir tanımla yönetici; Bir örgütte en üst düzeyde çalışan sevk ve idarecidir. Başka bir değişle bir kuruluşun başında bulunan emrinde personel çalıştıran, emir ve kumanda eden kişidir. Yani yönetici yönetme çalışmalarını yürüten kişidir (Tortop, 1994: 213). Yönetimin bazı prensipleri vardır. Bunlar; iş bölümü, sorumluluk, yetki, delege etme, kumanda birliği, kontrol alanı, yetki aktarımı gibi. Bu prensipler yöneticide beceri olarak ortaya çıkar. Buna göre lider yöneticilerin becerileri şu şekilde sıralanabilir: Planlama becerisi, örgütleme becerisi, yönlendirme becerisi, iyileştirme becerisi, performans hakkında bilgilendirme, delege etme sanatı, haberleşme ağı sanatı, en iyi çalışanları seçmek ve elde tutmak, performans sorunlarının giderilmesi, kendini ifade etme ve hayır diyebilme, çatışma yönetimi, stres yönetimi, zaman yönetimi ve liderin kendi kariyerini geliştirmesi. Günümüzde, üreticiler, hizmet sunucular ve hizmetten faydalananlar (kullanıcılar) şeklinde üç çıkar grubundan oluşan bir ekonomik sistem vardır. Bu ilişkilerin uyum içinde devamlılığının sağlanması için kurallarının önceden konulması gerekir. Bu kuralların gerçekleşmesi için yönetimlerin tarafsız ve hakem rolü üstlenmesi gerekmektedir. Lider yönetici bu kuralların konulmasında, uygulanmasında, kurallara uyulmasının sağlanması ve denetlenmesinde önemli bir işleve sahiptir

3.Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentalarında Yönetici

Modern anlamda 1850’li yıllarda başlayan seyahat acentacılığı günümüze kadar büyük bir gelişme göstermiştir. Günümüzde dünya genelinde yaklaşık olarak 100.000‘in üzerinde seyahat acentası faaliyet göstermektedir.

Seyahat acentaları Turizm sektörüne hizmet sunduğu işletmelerle; oteller, restoranlar, hava yolu işletmeleri, bu hizmetleri talep eden turistler arasında aracılık görevi yaparak turizm arz ve talebini bir araya getirmektedir. Turizm dağıtım sisteminin önemli bir parçasıdır. Bir ülkede turizm endüstrisinin gelişmesi için iyi bir alt yapı, konaklama işletmeleri, yeme-içme işletmeleri ve turizm okullarının varlığı yanında iyi organize olmuş seyahat acentalarının varlığını da gerektirir.

Seyahat Acentalarının fonksiyonu, bir aracı olarak ürünlerin üreticiden, tüketiciye ulaştırılmasıdır. Dünya Turizm Örgütüne göre seyahat acentaları halka seyahatler, konaklama ve ulaştırma hizmetleri hakkında gerekli bilgileri verirler. Belli bir komisyon karşılığında aracılık yaparlar. Seyahat acentaları, seyahat edenler ile hizmet üretenler arasında aracılık eden, tüketicilere seyahat hizmeti satan, bu hizmetler için yer ayırtan, bilet veren ve karşılığında ödemeleri kabul eden işletmeler olarak tanımlanmaktadır.Seyahat acentaları, hizmet üreten işletmeler ile “Acenta” kuralları içinde çalışmakta, konaklama veya havayolu şirketleri tarafından belirlenen fiyatları ve diğer satış kurallarını uygulamaktadırlar. Seyahat acentaları, 28 Eylül 1972 tarih ve 14320 nolu Resmi gazetede yayınlanan 1618 sayılı “Seyahat Acenteleri ve Seyahat Acenteleri Birliği Kanunu’na” göre aşağıdaki şekilde tanımlamaktadır:“Seyahat acenteleri, kâr amacıyla turistlere, ulaştırma, konaklama, gezi ve eğlence imkanı sağlayan onlara turizmle ilgili bilgiler veren, bu konuya ilişkin tüm hizmetleri gören, turizm ekonomisine ve genellikle ödemeler dengesine katkıda bulunan ticari kuruluşlardır.”. Bir başka tanıma göre seyahat acentaları; Çağdaş ekonominin en yeni ve gelişme özelliği olan, gelişmesi devam eden turizm endüstrisinin hizmet ve ürünleri en modern ve gelişmiş yöntemlerle pazarlayan ve satan kuruluşlardır.Seyahat Acentaları ile ilgili bir diğer tanımda şöyle denilmektedir: Seyahat acentaları kar elde etmek amacıyla turizm işletmelerinin arzu ettikleri her türlü hizmeti (turistik ürünü) kendi sorumlulukları altında yeni ve orijinal bir turistik ürüne çevirerek bir bütün halinde veya tek tek yerine getirmek suretiyle turistlere sunan ve/veya turizm işletmeleri ile turistler arasındaki akitleri temsil ettiği turizm işletmesi adına ve hesabına yapan ve bu aktivitelerin yapılmasına aracılık eden ticari işletme niteliğinde kuruluşlardır).Bu tanımdan da anlaşılacağı gibi Seyahat Acentaları turistlerin seyahatleri sırasındaki ihtiyaçlarını karşılamak için kar amacı ile kurulmuş işletmelerdir. Yine Seyahat Acentaları başka işletmelerin ürettikleri, ulaştırma, konaklama, yeme-içme gibi hizmetleri satın alıp kendi tecrübe ve bilgilerini de ekledikten sonra hizmetler paketi olarak sunan ticari işletmelerdir. Seyahat acenteleri, geniş anlamda, yolculuk yapmak isteyen kişilerin, yolculuğa ilişkin tüm gereksinimleri karşılayan ticari kuruluşlardır. Tur düzenleme, transfer, enformasyon, kongre ve konferans organizasyonu, turistik gezi düzenleme, münferit araç kiralama, ulaştırma biletlerini satma, seyahat işletmelerinin ürünlerini satma, turistik enformasyon ve tanıtım malzemeleri satma gibi konular seyahat acentelerinin gerçekleştirdikleri faaliyetler arasında yer almaktadır.

Turizm Endüstrisinin yapısı içinde bir seyahat acentasının fonksiyonu onun organizasyon durumuna göre değişir (Goodall ve Ashworth, 1988: 68). Seyahat acenteleri, farklı kriterlere göre farklı şekillerde sınıflandırılmakla birlikte genel olarak yasal, yapısal ve işlevsel olmak üzere üç farklı gruba ayrılmaktadırlar. Türkiye’de, seyahat işletmelerinin kuruluş, işleyiş ve örgütlenmesini biçimlendiren yasaya göre seyahat acenteleri; A, B ve C grubu olmak üzere üç grupta değerlendirilir. A grubu seyahat acenteleri; seyahat acenteleri tarafından yapılabilecek hizmetlerle, diğer hizmetleri Türk ve yabancı müşteriler için hizmet üretmekte ve pazarlamaktadır. Genel olarak, seyahat acentelerine ait faaliyetlerin tamamını gerçekleştirmektedirler.Seyahat Acentaları turizm pazarlamasında aracı kuruluşlar olmalarından dolayı çeşitli sınıflandırmalara tabi tutulmuştur. Toptancı, Perakendeci ve Karşılayıcı Seyahat Acentaları olarak üç grupta ele alınabilir. Toptancı Seyahat Acentaları tatil amaçlı yer değiştirmeyi sağlamak için gerekli hizmetleri bir araya toplayıp paket bir ürün halinde turiste sunan üreticilerdir.Perakendeci Seyahat Acentaları ise bir yandan üreticiyi bir yandan tüketiciyi bulan ve aralarındaki bağı gerçekleştiren acentalardır. Bu tür acentalar genelde turist gönderen ülkelerde faaliyette bulunurlar. Turist Eğilime göre malı satın alır. Tüketici bulunduğu bölgedeki seyahat acentalarının hizmetlerini daha önce denediğinden onun bilgisine ve iş kabiliyetine inanmıştır.Karşılayıcı Seyahat Acentaları genellikle perakendeci seyahat acentalarının işlemlerini yaptıkları gibi toptancı seyahat acentalarının programları gereğince gelen turistlerin karşılanması, transferler, otele yerleştirme ve diğer hizmetleri yaparlar.

Ticari birer isletme olarak faaliyet gösteren seyahat acentaları da çalışan personel sayısı, islerin yoğunluğu gibi nedenlere bağlı olarak bir organizasyon yapısı kurmakta ve yönetici statüsünde eleman çalıştırmaktadır. Seyahat isletmelerinin organizasyon yapısı içinde yer alan orta ve üst kademe yöneticiler literatüre göre, seyahat acentası sorumlu müdürü, pazarlama müdürü, operasyon müdürü, personel/insan kaynakları müdürü ve muhasebe müdüründen oluşmaktadır. Seyahat acentaları müdürleri, seyahat acentalarının yönetiminden birinci derecede sorumlu olan kişilerdir. Yönetimin temel fonksiyonları olan planlama, örgütleme, yöneltme, koordinasyon ve denetleme konusunda bilgi sahibi olmalıdır. Seyahat acentalarının başarısı, büyük ölçüde bilgili ve yetenekli profesyonel yöneticilerin varlığına bağlıdır. Emek yoğun isletmeler olan seyahat acentalarında, yöneticilerin tarafsız ve adil olmaları, insanları tanımaları ve sevmeleri, girişken ve zeki olmaları beklenir. İnsanları iyi tanıyabilme, hem personel, hem de müşteri ile olan ilişkilerde pozitif etki yapmaktadır. Bu açıklamalar paralelinde, bir seyahat acentası yöneticisinin, başarılı olabilmesi için aşağıda belirtilen özelliklere sahip olması gerekmektedir.

• Personel yönetimi konusunda bilgi ve beceriye sahip olmalıdır,

• Yerinde ve zamanında karar almalıdır,

• İsgörenlerin görevleri konusunda yeterli bilgiye sahip olmalıdır,

• İyi bir çevre edinmeli ve sosyal faaliyetlere katılmalıdır,

• En az bir yabancı dili iyi konuşmalı ve yazmalıdır,

• Dürüst, güvenilir ve insancıl bir kişiliğe sahip olmalıdır,

• Çevresi ile iyi diyalog kurmalı, haberleşme tekniklerini bilmelidir.

Bu yeteneklerin bir kısmı doğuştan gelebileceği gibi, diğer bir kısmının da sonradan eğitim, öğretim ve deneyim yoluyla kazanılabilmektedir. İşletmeciler hızla gelişen, karışık bir yapıya sahip olan turizm olayında geride kalmamak için yenilikleri takip ederek devamlı olarak yenilenebilmek için kendilerini yetiştirmelilerdir. Ülkemizde seyahat acentalarını, bizzat sahipleri isletebilecekleri gibi, sahipleri isletmeyi kendi sorumlulukları devam etmek üzere bir sorumlu müdüre de devredebilir. Seyahat acentalarının sahiplerinde, tüzel kişiliğe haiz seyahat acentalarının yönetim kurulu üyelerinde ve yetkili yöneticilerinde aşağıdaki nitelikler aranmaktadır:

• 18 yasını doldurmuş olmak,

• Ağır hapis veya yüz kızartıcı suçlardan veya hileli iflastan hükümlü olmamak,

• Ticari itibar bakımından yeterli olmak,

• 30. Madde hükümlerine göre cezalandırılmamış olmak (Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Kanunu, No:1618, Kanun Tarihi: 14.09.1972).

Seyahat acentelerinin turizm merkezi pazarlamasında çeşitli ve kritik işlevleri potansiyel ziyaretçilere bilgi sağlamaları, turizm merkezi paketleri geliştirmeleri ve tanıtmalarıdır (Baloğlu ve Mangaloğlu, 2001). Turizm endüstrisinin en güçlü ve en etkili kurumları olan seyahat acenteleri, Dünya Turizm Örgütü’nün tahminlerine göre, uluslararası turizm pazarının % 25’inde pay sahibidirler (Cavlek, 2002). Geçen 20-30 yıl içerisinde seyahat işletmeciliği özellikle yöneticileri ve uzmanlar arasında ciddi derecede önem kazanmıştır (Doyle ve Nathan, 2001; Swarbrooke ve Hornet, 2001). Bu önemin temel sebebi sektörün genişlemesidir. Gelişmenin altında yatan önemli faktörler küreselleşme, uluslar arası pazarın genişlemesi, networking, dış kaynak kullanımı (outsourcing), proje takımları ile çalışma, hareketlilik için altyapı genişletilmesi olarak gösterilebilir (Aguiléra, 2008; Beaverstock, Derudder, Faulconbridge, ve Witlox, 2009). Bu farklı faktörler farklı bölgelerdeki, farklı işletmelerdeki bazen de aynı organizasyonda çalışan kişiler arasındaki karşılık anlaşma ve uzlaşma ihtiyacını doğurmuştur. İnsanları yönetmek satmak, satın almak, diğerleri ile iletişim kurmak, farklı görüşlerde uzlaşım sağlamak, iş birliği içinde olmak, koordine etmek, yönetsel kontrol mekanizmasını uygulamak, takım çalışması için üretim düzeni, beyin fırtınası, yenilik, yaratmak, kişiler arası güven ve profesyonel ağlar geliştirmek gibi ihtiyaçları gerektirir. Bu ihtiyaçlara cevap verebilmek için işletmeler ve işletme yöneticilerinin “hareketlilik prensibi”’ne sahip olmasını gerektirir (Faulconbridge, Beaverstock, Derudder, ve Witlox, 2009).

Turizm Endüstrisi farklı sektörleri içerisinde barındıran hizmetler bütünüdür. Bu Endüstrideki iş gücüne olan ihtiyaç farklı araştırmacılar tarafından ele alınmıştır.Araştırmaların temel düşüncesi turizm sektörünün hızlı gelişen yapısı sebebiyle nitelikli personellere ve bu personelleri yönetebilecek kişi ve işletmelere ihtiyaç duyulduğu yönündedir. Turizm ve Seyahat Sektörü günümüzde dünya çapında önemli bir sektör haline gelmiştir. Bu sektörün yöneticileri öncelikli olarak personelini yönlendirme, harekete geçirme, değişen şartlara uyumlu olma, hızla değişen beklentilere cevap verebilme becerisine sahip olabilmelidir.

Günümüzde turizm işletmelerinin devamlı gelişmesi, büyümesi, rekabetin artması ve işletmecilik sorunlarının daha karmaşık ve zor bir duruma gelmesi gibi sebepler nedeniyle, yöneticilik konusunda özel eğitim görmüş ve tecrübe kazanmış kişilere duyulan ihtiyaç gün geçtikçe artış göstermekledir. Bunlara ek olarak, çevresel etkilerin ve örgütsel faaliyetlerin de hızla değişiklik göstermesi, turizm işletmelerinin bilgili, yetenekli ve profesyonel işletmecilere gerek duyulmaktadır (Barutçugil, 1984: 81). Nitelikli çalışanlar seyahat ve turizm endüstrisine mikro düzeyde; turizm gelişimine de makro düzeyde etki eder. Nitelikli personel çalıştırma esasına ilişkin yapılabilecek küçük girişimler turizmin kalkınmasına büyük katkılar sağlayabilir.

4. Bulgular ve Değerlendirme

Araştırmanın Amacı ve Yöntemi

Turizm Sektörünün 1980 yılından sonra ülkemizdeki gelişmesi ve sektörde çok sayıda iş gücüne ihtiyaç duyulması çok farklı uğraş alanına sahip kişilerin çalışmasına neden olmuştur. Türkiye’de hac ve umre’ye katılan kişi sayısı 2006 yılında 13 bin iken, 2012 yılına geldiğimizde 75 bin olmuştur (diyanet. 20.01.2012). Bu durum hac ve umre organizasyonu yürüten işletmelere duyulan ihtiyacı arttırmıştır. Bu artış beraberinde rekabeti ve nitelikli yöneticilerin önemini doğurmuştur. Bu bağlamda, çalışmanın amacı, hac ve umre organizasyonu düzenleyen seyahat işletmelerinde çalışan yöneticilerin demografik özelliklerini tespit etmek ve sonuçlara göre bir yargı çıkarabilmektir.

Araştırmanın Evreni ve Örneklemi

Evren (ana kitle), araştırmacının incelemek istediği insan grubunun tümünü, olayları ve ilgi alanını kapsamaktadır. Örneklemin seçildiği grubun bütününü oluşturmaktadır. Örneklem ise evrenin bir alt kümesidir ve tüm evrenin içinden seçilmiş elemanları kapsamaktadır. Diğer bir ifadeyle, evrenin bazı elemanları örneği oluşturmaktadır. Araştırmacı, örneği inceleyerek evren hakkında genellenebilir sonuçlar çıkarabilir.

Araştırmanın veri tabanını Ege Bölgesinde yer alan Hac ve Umre Organizasyonu Düzenleyen İşletmeler Oluşturmaktadır. Ege Bölgesinde Resmi Kayıtlı hac ve umre organizasyonu düzenleyen Seyahati Acentası sayısı 2011 verilerine göre 20’dir. (Tursab,2012:görüşme). Araştırmaya kayıt yetkisi olan acentaları dahil edilmemiştir. Araştırmanın örneklemini ise Ege Bölgesinde faaliyet gösteren 15 Seyahat acentası oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan Seyahat Acentaları ve Yöneticilerinin tamamı Hac ve Umre Organizasyonu ile ilgilenmektedir.

Araştırmanın Yöntemi ve Araştırma Verilerinin Analizi

Araştırma Verileri 12 Aralık 2011-18 Ocak 2012 tarihleri arasında seyahat acentaları yöneticilerinin uygun oldukları saatlerde seyahat acentalarında yapılan görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Araştırma Verilerinin toplanmasında geleneksel anket yönteminin içerisinde yer alan araştırmacının yönettiği anket türü kullanılmıştır. Seyahat Acentaları Yöneticileri ile yüz yüze görüşülerek verilere ulaşılmıştır. Soru formu 16 tane kapalı uçlu soru; 2 tane ise açık uçlu sorudan oluşmaktadır. Yöneltilen 16 soru üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde işletme yöneticilerine ait demografik özellikler içeren dört soru; yöneticilerin iş yaşamına ilişkin özellikleri tespit etmeye yönelik 9 soru; yöneticilerin işletmelerine ait temel bilgileri içeren 5 soru sorulmuştur. Sorular yöneticilere bire bir sorularak derinlemesine bilgi alınmaya çalışılmıştır. Araştırma mevcut durumun ifade edilmesi, belirlenmesi amacına yönelik olduğu için tanımlayıcı bir araştırma olarak değerlendirilmektedir. Araştırmadan Örneklemede Basit Örnekleme Yöntemi Kullanılmıştır. elde edilen veriler, SPSS 11.0 paket programı analiz edilmiştir. Yüzde ve Frekans Analizi ile üç temel tabloda aşağıdaki şekilde incelenmiştir.









































Araştırma kapsamındaki yöneticilerin tümü erkek yöneticilerden oluşmaktadır. Ege Bölgesinde Faaliyet Gösteren Hac ve Umre Organizasyonu Düzenleyen Seyahat Acentaları Yöneticilerinin içinde bayan yöneticilerinin bulunmaması sektörün bayan yöneticilere ihtiyacı olduğunu da gösterebilir. Katılımcıların yaş durumu dikkate alındığında ise yöneticilerin çoğunluğunun 47-55 yanı orta yaş grubuna dahil olduğu görülmüştür. Bu yöneticilerin büyük çoğunluğu Din ve Diyanet İşleri Başkanlığından Emekli olmuş veya Din İle İlgili kişilerdir. Hac ve Umre Organizasyonları öncelikli olarak konuda uzmanlık ve yeterlilik gerektiren bir alandır. Konuyla ilgili uzman ve deneyimli kişilere sektörün ihtiyacı bulunmaktadır.

Yöneticilerin yaş oranına bakıldığında ise 26-35 yaş arası olanlar % 6,7; 36-45 yaş arası olanlar; 20,0; 47-55 yaş arası olanlar % 46,7 iken, 55 yaş üzeri olanların yaş ortalaması ise % 26,7’dir. Hac ve Umre Organizasyonu Düzenleyen İşletme Yöneticilerinin hemen hemen çoğunluğa yakını yani % 87,5’i evlidir. Katılımcıların Eğitim Durumuna Bakıldığında yöneticilerin % 50’si Lise Mezunudur. Yine Üniversite Mezunu katılımcıların Sayısı da Lise Mezunlarına yakındır. Hac ve umre organizasyonu düzenleyen İşletme Yöneticilerin Büyük çoğunluğu İmam Hatip Lisesi Mezunudur. Lise ve Üniversite Mezunlarının sayısının çok olmasında seyahat acentası sorumlu müdürü olabilmek için en az lise mezunu olma zorunluluğu ile en az iyi derece yabancı dil bilme zorunluluğunun da etkisi vardır.




 

 

 

 

 
Araştırmaya katılan yöneticilerin tamamı üst kademe yöneticilerden oluşmaktadır. Yöneticiler Bulundukları işletmedeki çalışma süresi sorulduğunda ise; 1-5 yıl arası olan yöneticiler % 13,3, 5-10 çalışma süresi olan yöneticiler % 26,7, 10-15 yıl arası olan yöneticiler % 40,0; 15 ve üzeri olan yöneticiler ise % 20,0’dir. Katılımcılara Hac ve Umre Organizasyonuna Yönelik Toplam Deneyim Süresi sorulduğunda ise; 4-6 yıl olan % 13,3; 7-9 olan % 20,0 tane; 10-15 olan % 40; 15 ve üzeri olan ise % 26,7’dir. Yaş Dağılımı ile Deneyim Süresi arasındaki ilişki değerlendirildiğinde Deneyim Süresi Yüksek Olan Yöneticilerin Orta Yaşlarda olmaları çalışma yaşamına ilişkin dağılımı doğrular niteliktedir. Yöneticilerin İşletmede Çalışma yılı dikkate alınınca Hac ve Umre Organizasyonu Düzenleme Tecrübesi yılına benzer bir dağılım dikkat çekmektedir. Bu durum yöneticilerin büyük çoğunluğunun hac ve umre organizasyonu düzenleme tecrübelerine çalıştıkları işletmede başladıkları göstermektedir. Bunu destekler bir yargı da 10-15 yıl, 15 ve üzeri yıl çalışanların fazla olmasıdır.

Araştırmaya katılan yöneticilerin çoğunluğu hem İngilizceyi hem de Arapçayı bilmektedir. Sadece İngilizce Bilenlerin toplam içindeki oranı % 31,2’dir. Hac ve Umre Organizasyonu Düzenleyen İşletme Yöneticileri Sıklıkla Suudi Arabistan Devleti ve Riyad Konsolosluğu ile ilişki içerisinde olduğu için Seyahat Acentalarında aranan en az bir yabancı dil bilme şartı,; bir zorunluluktan ziyade ihtiyaç halini almıştır. Yöneticilerden lise eğitimi alanların oranı yüksek olduğu görülmektedir.

Yöneticilerden turizm eğitimi alıp bu işi yapanların sayısının turizm eğitimi almayan yöneticilerden daha az olması ise öncelikli olarak iki sonucu ortaya çıkarabilir; Hac ve Umre Organizasyonlarının turistik bir faaliyet olmasından ziyade dini bir faaliyet olması ve bu konuda eğitimli din görevlileri, uzman kişilerin bu işi yapabilecek yeterlilikte olması; ikinci turizmde sıklıkla karşılaşılan eğitimli iş gücü eksikliğidir. Ankete katılan yöneticiler bildikleri Arapça ve Sonrasında İngilizce sayesinde bu işi daha rahat yapabildiklerini belirtmişlerdir. Yöneticilerin çoğunluğu ( % 80) turizm eğitimi almamış kişilerdir.












































Bu eksikliklerini ise İyi derecede İngilizce Dil Bilgisi sayesinde yapabildiklerini ifade etmişlerdir. Yöneticilere İşletmedeki konumları sorulduğunda ise işletme sahibi olan yöneticiler % 73,3; Üst-Düzey Yönetici Olan kişiler % 26,7; işletme ortağı olan kişiler ise %6,7’dir.Yine bu veriyi destekler nitelikteki sonuçta yöneticilerin tümünün üst kademede yer almasıdır. Araştırmaya dahil edilen yöneticiler pazarlama, muhasebe, operasyon ve biletleme, pazarlama, rezarvasyon gibi departmanlara bağlı değildir. Yöneticilerden üçünün turizm eğitimi alması ile dolaylı olarak yöneticilik konumuna nasıl geldikleri sorulduğunda, kendi işletmelerini açarak bu işe başladıklarını veya işletme ortağı olarak bu işe başladıklarını ifade etmişlerdir.
Araştırmaya Katılan Yöneticilerin İşletmelerine ait sorulan sorulara bakılacak olursak; öncelikli olarak yöneticilere işletmelerindeki çalışan personel sayısı sorulmuştur. 1-3 personel bulunduran işletme % 20,0; 4-6 personel bulunduran işletme % 33,3; 7-6 personel bulunduran işletme sayısı % 33,3; 10 ve üzeri personel bulunduran işletme % 13,3’lük bir orana sahiptir. İşletmelerin acenta işletme şekli sorulduğunda ise; Bağımsız Merkeze Bağlı olan işletmeler % 40,0; Ulusal Zincire Bağlı Merkez ise % 20,0; Ulusal Zincire Bağlı Merkez % 40,0’dir. Çalıştırdıkları işletmeler ile işletmelerin büyüklükleri arasındaki benzerlik işletmelerin işletme şekline verdikleri sonuçları doğrular niteliktedir.

A Grubu Seyahat Acentalarının yükümlülüklerinden biri de Enformasyon Memuru Bulundurmasıdır. İşletmelere enformasyon memurluğu belgesine sahip olup olmadıkları sorulduğunda ise katılımcıların tümü işletmelerinde enformasyon memurluğuna sahip en az 1 hatta birkaç tane çalışanının olduğunu belirtmiştir. Hac ve Umre Organizasyonu düzenleyen bir işletme eğer sadece kayıt amacıyla kurulmamış ise; tur organizasyonu, transfer hizmeti, rezarvasyon ve bilet satışı, enformasyon hizmeti, araç kiralama, turistik tanıtım malzemesi satışı, seyahat sigortası işlemlerinde aracılık gibi işlemleri yerine getirmelidir. Seyahat Acentaları Yurtdışına uçak bileti satışı gerçekleştirebilir Seyahat Acentaları ile Havayolu firmalarının hesaplarının kontrolü ve düzenlenmesi bir banka aracılığı ile olur ve buna BSP (Bank Settlement Plan) sistemi denir. Havayolu biletlerini seyahat acentaları tarafından satışı uluslar arası konferans ve ulusal havayolu şirketlerinin onay ve iznine bağlıdır. Bu konudaki tek yetkili IATA (International Air Transport Association)’dır. IATA hava taşımacılığı ile ilgili tarifelerin belirlenmesini, kargo taşımacılığını, uçak kiralama işlemleri ve seyahat acentaları ile ilişkileri düzenlemektedir. Kararları oy birliği ile alınır. Her büyük ülkede IATA o ülkenin havayolları temsilcilerinden oluşan bir inceleme komitesi vardır. Uluslarası uçak bileti satmak isteyen seyahat acentaları bu komisyondan satış izni almak zorundadır. Araştırmaya dahil edilen işletmelerden % 66,7’sı IATA Belgesine sahip iken, % 33,4’ü ise bu belgeye sahip değildir. Sahip olmayan acentalar ise bağlı oldukları merkezlerden temin ettiklerini belirtmişlerdir.

İşletmelerin Hizmet verdiği süre 5-10 yıl arası olanlar %13,3; 11-15 arası olanlar %20,0; 15 ve üzeri kuruluş yılına sahip olanlar ise % 66,7’dir.İşletmelerin Yöneticilerinin Deneyim Süreleri ile İşletmelerin Hizmet verdikleri sürenin paralellik göstermesi araştırmaya dahil edilen işletme yöneticilerinin aynı zamanda bu işletmelerin kurucu olduğunu göstermektedir.

Araştırmaya katılan işletme yöneticilere iki tane açık uçlu soru yöneltilmiştir. Sorulardan biri yöneticilerin işletmelerine yöneliktir. Yöneticilere “hac ve umre organizasyonu dışında işletmenizin başka faaliyet alanı varmıdır” sorusuna işletmelerin tümü evet yanıtını vermiştir. Ardından bu faaliyet alanlarının belirtilmiştir.Bu cevaplara verilen oranlar şu şekilde ortaya çıkmaktadır

Hac ve Umre Organizasyonu Düzenleyen katılımcıların % 62,5’i yurtiçi-yurdışı turlar, bilet satışı, araba kiralama hizmetiyle ilgilendiklerini belirtmiş; % 25’i ise sadece yurtiçi-yurtdışı turlar olarak belirtmiş; %6,2’si ise sadece uçak bileti satışı ile ilgilendiklerini belirtmiştir. Katılımcıların yurtiçi-yurtdışı turlarının büyük çoğunluğunu Türklere ait tarihi izleri barındıran Turistik Bölgeler oluşturmaktadır.

Yöneticilere Sorulan Bir diğer soru ise Hac ve Umre Organizasyonu düzenleyen işletme yöneticilerinde bulunması gereken özellikler nelerdir” sorusuna işletmelerin tamamı öncelikli olarak etik değerlere sahip olunması gerektiğine ifade etmişlerdir. Hac ve Umre Organizasyonu dini vazifelerini yerine getirmek amacıyla seyahat eden kişilere yöneliktir. Hacı olmak amacıyla bu turistik faaliyete katlan kişilerin öncelikli arayışı maneviyattır. Seyahat acentaları bu konuyu göz önünde bulundurduklarını ve inanç turizmine hizmet eden yöneticilerin sabır, saygı, hoşgörü içerisinde olmaları gerektiğini belirtmiştir. Yine yöneticiler lisan konusunun çok önemli olduğunu, özellikle Suudi Arabistan’da yoğunluklu olarak irtibat içerisinde olmaları gereken birimler ile lisans sayesinde anlaşabildiklerini ve Arapça Dilini Bilmenin yanı sıra İngilizcenin de önemli olduğunu belirtmişlerdir. Araştırmaya katılan işletme yöneticilerinin büyük çoğunluğu din alanında eğitim almış, alt yapısı olan kişilerdir. Yöneticilerin din eğitimi konusunda donanımlı olmaları gerektiğini düşünen yöneticiler, turizm sektörüne ait yenilikleri takip etmeleri gerektiğini, ilgili fuar, kongre ve organizasyonlarda yer almaları gerektiğini dile getirmişlerdir.

4. Sonuç ve Öneriler

Ege Bölgesinin İzmir, Manisa, Kütahya, Aydın İllerinde hac ve umre organizasyonu düzenleyen genellikle kış sezonu hac ve umre kayıtlarından ötürü yoğun olan seyahat acentaları yöneticileri ile yapılan bu araştırmada katılımcıların tamamı erkek, orta yaşlı ve din eğitimi temelli kişilerdir. Yöneticiler Sektörde ve İşletmede ortalama 10-15 yıl arası çalışmışlardır. Sektörel açıdan bakarsak sonuç; işletmelerdeki bayan yönetici, turizm eğitimli veya bilgisine sahip yönetici eksikliğidir. Yöneticilerin tamamı İngilizce Dilini bilmektedir. Bu durum Ulusal ve Uluslar arası düzeyde irtibat içerisinde oldukları kamu kurum ve kuruluşları ile daha etkin bir iletişim için önemli bir faktördür. Ayrıca Mekke ve Medine’de kullanacak oldukları konaklama, ulaşım, transfer hizmetlerinde bildikleri Arapça dili yöneticiler için bir avantajdır. Yöneticilerin büyük çoğunluğu turizm eğitimi almayan kişilerdir. Bunun sebeplerinden biri hac ve umre faaliyetlerinin yoğunluklu olarak din konusunda uzman kişiler tarafından yürütülüyor olmasıdır. Bu durum seyahat acentası sorumlu müdürü olmak için eğitim almanın zorunlu olmamasından; din bilgisi ve deneyiminin ve yabancı dil bilmenin bu organizasyonu yürütecek seyahat acentacılığı mesleğinde bir çok avantaj sağlamasından kaynaklanmaktadır. En az 10 yılık hac ve umre organizasyonu tecrübesi bulunan yöneticilerin yoğunlukta olması, bu konuda uzman kişilerin sektördeki yeterliliği, hatta sektörün bu işi yapacak uzman kişilere ihtiyacı olduğunu göstermektedir. IATA Belgesi hac ve umre organizasyonu düzenlemek isteyen işletmeler için Suudi Arabistan Devleti tarafından getirilen bir ön koşuldur. Bunu sağlayabilen işletmelerin fazlalığı sektörün bu konuda bilinçlenmeye başladığını, yeterli donanıma sahip olma konusunda ilerlediğini göstermektedir. İşletmelerde çalışan personelin yeterliliği ve hac ve umre organizasyonun sektördeki yoğunluğunu ifade etmektedir. İşletmelerin kuruluş yıllarının çok yeni olmaması ise; bu konuda uzman işletmelerin sektördeki varlığını ortaya koyarak; sektörün hac ve umre faaliyetlerini kural ve kaidelere bağlı kalarak yürütecek işletmelere ihtiyaç duyduğunu ifade edebilir. Yöneticiler genelde işletmelerini kendileri ve birkaç kişi ile ortak olarak kurmuş kişilerdir.Türkiye’deki geleneksel yönetim ve yöneticilik anlayışından profesyonel yöneticiliğe geçişin yaşandığı zamanımızda hac ve umre faaliyetlerine yönelik kurulan seyahat acentalarında bu durum etkiliğini kazanabilmiş değildir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre geliştirilen öneriler aşağıdaki gibidir;

1- Seyahat Acentaları turizm sektörü içerisinde yer alan, tüketicilere konaklama, ulaşım, gezi-eğlence alanlarında imkanlar sağlayan, bilgi veren, turizm ekonomisine ve genellikle ödemeler dengesine katkıda bulunan ticari kuruluşlardır. Bu sebeplerden ötürü seyahat acentalarının ülke ekonomisi için önemi ve işlevi kavranmalı, bu konuda yerel ve idari yönetimler seyahat acentalarına destek çıkmalıdır.

2- Müslüman Ülkelerin büyük çoğunluğu bu organizasyonu düzenlemeden önce işletme yöneticilerini ve sahiplerini bir takım eğitimlerden geçirmektedir. Türkiye’de de bu tür bir eğitimi yapılmasının sektörün bu alanda dinamik bir yapıya sahip olmasına fırsat yaratabilir.

3- Yöneticilerin tamamının erkek olması dikkat çeken bir husustur. Sektörde oldukça yeterli sayıda eğitimli, Hac ve Umre organizasyonları konusunda yeterli donanıma sahip bayan çalışan bulunmaktadır. Bu çalışanların seyahat işletmeleri sahipleri tarafından değerlendirilmesi ve yöneticilik kademesine yükseltilmesi sektörün farklı bir ivme kazanmasına vasıta olabilir.

4- Yöneticilerin Hac ve Umre Organizasyonlarındaki tecrübelerine bakıldığında büyük çoğunluğu 10 yılı aşkın süredir bu organizasyonları yürütmektedir. Hac ve Umre Organizasyonu düzenleyen seyahat acentalarının her yıl artış gösterdiği; Hac ve Umre Ziyaretlerine olan talebin önümüzdeki yıllarda artmasına paralel olarak bu durumun devam edeceği tahmin edilmektedir. Yöneticiler bu konuda kendilerini geliştirmeli, Hac ve Umre Ziyaretlerine ilişkin hukuki işlemlere, yasal mevzuatlara, yürürlükteki uygulamalara hakim olmalı, yenilikçi, fark yaratan, en iyileri hedefleyen kişilik özelliklerine sahip olmalı, alanındaki gelişmeleri, fuar ve organizasyonları, etkinlikleri, sempozyum ve panelleri takip etmelidir.

5- Turizm Sektörüne hâkim olmak isteyen, rekabetçi piyasada liderliği hedefleyen seyahat işletmelerinin yönetici ve personeline bakıldığında büyük çoğunluğu alanında uzman, eğitim almış, sektörde belirli tecrübeye sahip kişiler değildir. Turizm eğitimi veren üniversiteler nitelikli bir yönetici adayı yetiştirmek için uygundur. Yapılan araştırmalara göre turizmi eğitimi veren ve yönetici adayı yetiştiren Lisans Bölümlerinden mezun olan kişilerin % 70’i turizmde çalışmamaktadır. Turizm yerine farklı sektörleri tercih eden Bu kişiler turizm alanına yönlendirilmeli, kamu ve özel sektör turizmi teşvik edici faaliyetlerde bulunmalı, turizm alanında çalışan kişiler sadece önlisans ve lisans turizm eğitimi alan kişi turizm mesleği özendirilmelidir.

6- Seyahat Acentalarının Hac ve Umre Organizasyonlarını en az sorunla bitirebilmeleri ve tüketiciye en iyi hizmeti sağlayabilmeleri için ilişki içerisinde oldukları hizmet sağlayıcıları ile de doğru bir iletişim kurması gereklidir. Bu sebeple yöneticilerin yabancı dili iyi düzeyde bilmesi, bu bilgilerinin yeterliliklerinin kontrol edilmesi için Tursab, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bir takım sınavlardan geçirilebilir.

7- Hac ve Umre Seyahatleri her yıl büyük bir hızla artmaktadır. Kişilerin inançları gereği yerine getirmekte mükellef oldukları hac ve umre ziyaretlerinin daha iyi şartlarda, güvenli, kaliteli bir şekilde yapılması günümüz hacı adaylarının beklentileri arasındadır. Bu talebi karşılayabilecek, yeterli finansmana, iş gücüne sahip girişimcilerin hac ve umre organizasyonuna yatırım yapmaları, kamu kuruluşlarının da bu faaliyetleri teşvik etmesi gereklidir.

Araştırma kapsamındaki seyahat acentaları yöneticileri ile gerçekleştirilen çalışma her çalışmada olduğu gibi çeşitli kısıtlılıklara sahiptir. Özellikle zaman, olanaklar ve maddi imkanlar kısıtı ile çalışma belirli bir örneklem üzerinde gerçekleştirilmiştir. Daha geniş bir örneklem grubu üzerinde yapılacak çalışmalar konunun daha iyi incelenmesine olanak sağlayacaktır. Ancak çalışmanın hac ve umre organizasyonu faaliyetlerini yürüten seyahat acentalarını ele alan bir çalışma olması, literatüre katkı açısından sonuçlarının anlamlı olduğu düşünülmektedir. Farklı Coğrafi Bölgeler İller hatta Ülkelere yönelik bir çalışmanın farklı yöneticilik özelliklerinin tanımlanmaya yönelik çalışmaların da anlamlı sonuçlar üretebileceği düşünülmektedir.

Kaynakça

Aguiléra, A. (2008). Business travel and mobile workers. Transportation Research Part A, 42(8), 1109-1116.Millar, J., ve Salt, J. (2008). Portfolios of mobility: the movement of expertise in transnational corporations in two sectors e aerospace and extractive industries. Global Networks, 8(1), 25 50.

Ankomah, P. K. (1991). Tourism skilled labor: the case of sub-Saharan Africa. Annals of Tourism Research, 18(3), 433–442.

Arthur, M. (1994). The boundaryless career: A new perspective for organizational inquiry. Journal of Organizational Behaviour, 15,Avcı U., ve Asunakutlu T., (2003) Seyahat Acentelerinde Yönetici Eğitimi ve A Grubu Seyahat Acentalarında Orta ve Üst Kademe Yöneticilerin Eğitimine Yönelik Bir Araştırma, Mevzuat Dergisi, 6(65),Aytürk, N.,(1990)

Yönetim Sanatı, 2. Basım, Ankara: Emel Yayınevi

Atasoy Ö. A, Türk Hukukunda Acentalarının Hukuki Niteliği ve Seyahat Acentacılığı Hizmetleri, Kayseri, 1988

Barutçugil, İ., (2002) Bilgi Yönetimi, İstanbul: Kariyer Yayıncılık

Baum, T. (1994). National tourism policies: implementing the human resource dimension. Tourism Management, 15(4), 259–266.

Beaverstock, J. V., Derudder, B., Faulconbridge, J. R., ve Witlox, F. (2009). International business travel: some explorations. Geografiska Annaler: Series B, Human Geography, 91(3), 193-202.

Bingöl, D.,(1997) Personel Yönetimi, İstanbul: Beta Yayınları

Bond, S.,ve Wise, S. (2003). Family leave policies and devolution to the line. Personnel Review, 32(1), 58–72.

Brewster, C., ve Larsen, H. H. (1992). Human resource management in Europe: Evidence from ten countries. The International Journal of Human Resource Management, 3(3), 409–434

Briedenhann, J., ve Wickens, E. (2004). Tourism routes as a tool for the economic development of rural areas—vibrant hope or impossible dream? Tourism Management,Brotherton, B., ve Woolfenden, G., ve Himmetoglu, B. (1994). Developing human resources for Turkey’s tourism industry in the 1990s. Tourism Management, 15(2), 109–116

Bursalıoğlu Z., (1978) , Eğitim Yönetimide Teori ve Uygulama, Ankara: A.Ü. EBF Yayınları, Ankara

Baloğlu, Ş. ve M. Magaloğlu. (2001). Tourism Destination Images of Turkey, Egypt, Greece and Italy as Perceived by US-Based Tour Operators, Tourism Management, 22 (1): 1-9.

Casado, M. A. (1997). Mexico’s 1989–94 Tourism Plan: implications of internal political and economic instability. Journal of Travel Research, 34(1), 44–51.

Cavlek, N. (2002). Tour Operators and Destination Safety, Annals of Tourism Research, 29 (2): 478-496.

Celayir,M.A,(1983) Seyahat Acentalarının Turizm Sektörüne Katkısı ve Kredilendirilmesi,Ankara: Turizm Bakanlığı Yayınları.

Choy, D. J. L., ve Gee, C. Y. (1983). Tourism in the PRC: five years after China opens its gates. Tourism Management, 4(1), 85–101.

Creaton, S. (2004). Ryanair. How a small Irish airline conquered Europe. London: Aurum Press.

Cukier, J., ve Wall, G. (1994). Informal tourism employment: vendors in Bali, Indonesia. Tourism Management, 14(3), 464–476

Din, K. H. (1986). Differential ethnic involvement in the Penang tourist industry: some policy implications. Akademika, 29, 3–20.

Doyle, J., ve Nathan, M. (2001). Wherever next? Work in a mobile world. London: The Industrial Society.

Drucker, P.F.(1993) Gelecek İçin Yönetim: 1990’lar ve Sonrası (Çev: F. Üçcan), Ankara:
Türkiye İş Bankası Yayınları.

Eaton, J. (2001). Globalization and human resource management in the airline industry (2nd ed.). Aldershot: Ashgate

Echtner, C. M. (1995). Entrepreneurial training in developing countries. Annals of Tourism Research, 22(1), 119–134

Elkin, R. D., ve Roberts, R. S. (1994). Evaluating the human resource (employment) requirements and impacts of tourism developments. içinde J. R. B. Ritchie, ve C. R. Goeldner (Eds.), Travel, tourism and hospitality research: a handbook for managers and researchers, (2nded) (pp. 403–412). New York: Wiley

Ekinci, Y.(2003), 21. Yüzyılda Kamu Yönetimi ve Yöneticileri, Bursa: Akmat Matbaası.

Eren, E., (1995), Yönetim ve Organizasyon, İstanbul: Beta Basım Yayım.

Ergeneli, A.(2005) “Örgütsel Etkililik Kriteri Olarak Lider Davranışının Örgütsel İklim İle İlişkisi: Görev Karmaşıklığı Bakımından Farklılaşan İki Örgüte İlişkin Bir Uygulama”, AÜ SBF Dergisi, C. 50, No: 1-2 Ankara.Erkuş, A.,(2006), İnsan Sermayesi Yönetimi: Çağdaş Yönetim Araçlarından Seçmeler (Ed. M. Ş. Şimşek-S. Kırgır) Ankara: Nobel Yayınları.Esichaikul, R., ve Baum, T. (1998). The case for government involvement in human resource development: a study of the Thai hotel industry. Tourism Management, 19(4), 359–370.

Gabriel, Y. (1988). Working lives in catering. London: Routledge and Keegan Paul.

Genç N., (1997), Zirveye Götüren Yol Yönetim,İstanbul: Timaş Yayınları

Gooddall, B. ve Ashworth G.(1988) Marketing In Tourism Industry London: The Promation Of Destination Reron.

Guerrier, Y.,ve Adib, A. (2004). Gendered identities in the work of overseas tour reps. Gender, Work and Organzation, 11(3), 334–350

Gunn, C. A. (1988). Tourism planning. New York: Taylor and Francis

Güçlü, N.(1996), Stres Yönetimi, G. Ü. Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, 21 (1), s..91-109.

Hacıoğlu, N,(1996) Seyahat Acentacılığı ve Tur Operatörlüğü, Bursa: Uludağ Üniversitesi Yayınevi.

Hitchcock, M. (1993). Dragon tourism in Komodo, Eastern Indonesia.In M. Hitchcock, V. T. King, & M. J. G. Parnwell (Eds.), Tourism in south-east Asia (pp. 303–316). London : Routledge.

İçöz O, (1996), Seyahat Acentaları ve Tur Operatörlüğü Yönetimi, Ankara: Turhan Kitapevi.

Jenkins, C. L. (1999). Tourism academics and tourism practitioners:bridging the great divide. In D. G. Pearce, & R. W. Butler (Eds.), Contemporary issues in tourism development (pp. 52–64). London: Routledge.

Kalkan O, (1995), Turizm Mevzuatı, Ankara: T.H.K. Basımevi.

Karaosmanoğlu F.ve Tekin A., (1991)Turizm Hareketleri İçinde Seyahat Acentaları,Ankara: Adım Yayıncılık.

Koçel, T.(1995), İşletme Yöneticiliği, İstanbul: Beta Yayınları..

Liu, A., ve Wall, G. (2003). Human resources development for Tourism in a peripheral island:
Hainan, China. In S. Gossling (Ed.), Tourism development in tropical islands: political ecology perspectives (pp. 222–236). Sweden: Edward Elgar Publishing.

Lipscomb, A. F. H. (1998). Village-based tourism in the Solomon Islands: impediments and impacts. In E. Laws, B. Faulkner, ve G. Moscardo (Eds.), Embracing and managing changes in tourism: international case studies (pp. 185–201). London: Routledge.

Macauley, C. (2003). Job mobility and job tenure in the UK. Labour Market Trends, 541–550.
Manske F. A.,(1994), Etkili Liderliğin Sırları (Çev.:Metin Arıkan), Ankara, KHO Matbaası.
Marks, M. (2005). Flying by the seat of my pants. Flight attendant adventures on a wing and a prayer. Colorado Springs: Waterbrook Press.

Milne, S. (1990). Tourism and economic development in Vanuatu. Singapore Journal of Tropical Geography, 11(1), 13–26.

Oudiette, V. (1990). International tourism in China. Annals of Tourism Research, 17(1), 123- 132.

Özer, M. A.,(2005), Kamu Yönetiminin Geleceğine Dair Düşünceler”, Sayıştay Dergisi, Sayı 57, s. 55-80.

Özer, M. A.,(2008), 21. Yüzyılda Yönetim ve Yöneticiler,Ankara: Nobel Yayınları.

Pearce, D. (1990),Tourism in Ireland: questions of scale and organization. Tourism Management, 11(2),133-151

Peköz, M., Yarcan, S.,(1995), Seyahat İsletmeleri,İstanbul: Boğaziçi Üniversitesi Yayınları.

Renwick, D. (2003). Line manager involvement in HRM: An inside view. Employee Relations, 25(3), 262–280.

Reisinger, Y., ve Steiner, C. (2006). Reconceptualising interpretation: The role of tour guides in authentic tourism. Current Issues in Tourism, 9(6), 481–498.

Riley, M., Ladkin, A., ve Szivas, E. (2002). Tourism employment: analysis and planning. Clevedon: Channel View.

Richter, L. K. (1983). Political implications of Chinese tourism policy. Annals of Tourism
Research, 10(3), 395– 413.

Sennett, R. (1998). The corrosion of character. The personal consequences of work in the new capitalism. New York: W.W. Norton and Company

Simsek, S.,(1992), İsletme Bilimi, Ankara: Nobel Yayınları.

Storey, J. (1992). Developments in the Management of Human Resources. Oxford: Basil Blackwell.

Storey, J. (Ed.). (1995). Human resource management: A critical text. London: Routledge.

Storey, J. (2001). Human resource management today: An assessment. In J. Storey (Ed.), Human resource Management: A critical text (pp. 3–20). London: Thompson Learning.

Sinclair, A. T., ve Vokes, R. W. A. (1993). The economics of tourism in Asia and the Pacific. In M.Hitchcock,V. T. King, & M. J. G.

Szivas, E., ve Riley, M. (1999). Tourism employment during economic transition. Annals of Tourism Research, 26(4), 747–771

Szivas, E., Riley, M., ve Airey, D. (2003). Labor mobility into tourism: attraction and satisfaction. Annals of Tourism Research, 30(1), 64–76

Swarbrooke, J., ve Horner, S. (2001). Business travel and tourism. Oxford: Butterworth Heinemann

Telfer, D. J. (2002). The evolution of tourism and development theory. In R. Sharpley, & D. J. Telfer (Eds.),

Tourism and development: concepts and issues (pp. 35–78). Clevedon: Channel View.

Theuns, H. L., ve Rasheed, A. (1983). Alternative approaches to tertiary tourism education with special reference to developing countries. Tourism Management, 4(1), 42–51.

Timothy, D., ve Wall, G. (1997). Selling to tourists: Indonesian street vendors. Annals of Tourism Research, 24 (2), 322–340.

Todd, G. ve Rice (1991) Travel Perspectives: A Guide to Becoming Travel Agent

Tortop, N. (1994), Personel Yönetimi, Ankara: İlk-San Matbaası.Tuna D, (1987) Seyahat Acentaları ve Tur Operatörlerinde Pazarlama Anlayışı, Balıkesir: Uludağ Üniversitesi Yayını

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Kanunu, No:1618, Kanun Tarihi: 14.09.1972

Tyler, M., & Taylor, S. (1998). The exchange of aesthetics: Women’s work and ‘The Gift’. Gender, Workand Organization, 5(3), 165–171

Ülgen, H.,(2006), İşletme Yönetiminde Bilgisayarlar, İstanbul: İÜ İşletme Fakültesi Yayını.

Wei, Q. (1999). Tourism in China and professionalism: an insider’s perspective. Asia Pacific Journal of Tourism Research, 4(1), 22–29.

Williams, C. (2003). Sky service: The demands of emotional labour in the airline industry. Gender, Work and Organization, 513–550.

Zhang, G. (1985). China ready for new prospect for tourism development. Tourism Management, 6(2), 141–143.

Zengin, Burhanettin (2009), “Seyahat İşletmeleri ”, Turizm işletmeleri Kitap İçinde Bölüm, Editörler: Burhanettin Zengin, Şehnaz Demirkol, Değişim Yayınları İstanbul.

Yazanlar: Yrd. Doç. Dr. Burhanettin ZENGİN

               Gül ERKOL



Sakarya Üniversitesi, İşletme Fakültesi Turizm İşletmeciliği Bölüm Sakarya Üniversitesi, İşletme Fakültesi Turizm İşletmeciliği Bölümü Sakarya Üniversitesi, İşletme Fakültesi Turizm İşletmeciliği Bölümü

Kullanıcı yorumları

Henüz yorum yapılmamış.


Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Yada Misafir Olarak Yorum Yapabilirsiniz.
Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.

Bu Makaleler de İlginizi Çekebilir

Yayınlar ana sayfa
yatırımlık arsa

Foto Galeri

Turizm Akademisi

Özel Turizm Dosyaları

Röportajlar

Video Galeri

Popüler Etiketler